
Benim hikâyem “iyi değilim ama nedenini bilmiyorum” diyenlerle başladı.
Çünkü ben de o cümleyi çok kurdum.
Bugün yaptığım şey, bedenin verdiği sinyalleri birlikte anlamak.
Bedenin sesini duymayı öğrenen, o sesi başkalarına da hatırlatan biri.
Benim hikâyem “iyi değilim ama nedenini bilmiyorum” diyenlerle başladı.
Çünkü ben de o cümleyi çok kurdum.
Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme mezunuyum.
11 yıl otomotiv, ardından 14 yıl gayrimenkul sektöründe satış ve pazarlama yöneticiliği yaptım.
Kurumsal hayatın içinde güçlü görünürken, içimde başka bir arayış vardı.
Bu süreçte Kuşdili Eğitim Merkezi’nde diksiyon ve artikülasyon,
Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde tiyatro eğitimi aldım.
Reklamlarda oynadım, sahnede bulundum, üretmenin farklı yollarını deneyimledim.
Ama asıl dönüşüm… bedenimi dinlemeye başladığımda oldu.
Yıllar içinde fark ettim ki:
Yorgunluk, sıkışma, huzursuzluk…
Hepsi aslında birer sinyal.
Yoga, hareket, doğayla temas ve içsel farkındalıkla
bu sinyalleri anlamayı öğrendim.
Şimdi yaptığım şey çok net:
Karmaşık olanı sadeleştirmek
Görmezden gelineni görünür kılmak
Bedenin söylediklerini duyulur hale getirmek
Denge Hali bir “mükemmellik” alanı değil.
Burada mükemmel olmak yok.
Fark etmek var.
Anlamak var.
Dengeye yaklaşmak var.
Eğer sen de “hasta değilim… ama iyi de değilim” diyorsan,
doğru yerdesin.
Bu alan, yalnız olmadığını hatırlaman için var.
Ve belki de en önemlisi…
kendine yeniden yaklaşman için.